11 Şubat 2011

Öpücüklü by by

video
Kırmızı ayakkabılarımızı ( Zehranın dilinden [aabbalarımızı) göstermezsek olmaz.

07 Şubat 2011

Biraz da resim zamanı

Babasının penceresinden
Anneyle İstanbul dan bir poz
Babasından içten bir sevgi,
Uyku öncesi biberonla bir poz
Ufff larken bir pozz

06 Şubat 2011

Tatlı Yaramazlıklarımız hızla devam ediyor.
Şimdiye kadar 4 dişimiz çıktı. Onunla yemek yemeye devam ederken iki dişimiz daha ekleniyor.
Çok hareketli durdurak bilmiyor. Ben nereye gidersem kızım da arkamdan oraya geliyor.
Kapalı kapı gördü mü açmak istiyor. Odada ne var onu merak ediyor.
Babasını benim yanıma yaklaştırmıyor. Hemen başlıyor mızıldamaya. Kardeşi gelse ne olacak bilmiyorum :).
Artık Kızım kendini ifade edebiliyor. Mesela susadığında bumm diyor. Eğer ben ya da babası anlamamışsa gidip çekmecedeki su bardağını getiriyor. Gözlerimizin içine bakarak bumm diyor.
Çişi geldiğinde (tabii tam işemeye başlayınca) tısss diyo. Bu sabah babasıyla aramıza yatırdık. (Pazar keyfi yaptık)
-Anni dedi.
-Efendim kızım dedim.
- Tıss dedi.
-Kızım anlamadım. Çişin mi geldi. Lazımlığa mı götüreyim dedim.
Başını hayır diye salladı.
-Bıtti Bıtti dedi. :)
Yani ben anlayasıya kadar kızım çişini yapmış oluyor.
Kızım evin içinde değişiklik yapmasını çok seviyor.Giysi askılarını mutfağa götürüyor.Mutfak eşyalarını yatak odasına. Oyuncakları bütün odalarda.
Katlanmamış olan giysileri odanın ortasına getiriyor. Orada katlamaya çalışıyor. Katladığını sandığında bırakıp gidiyor :)
Kakamızı yapmak için mutlaka yemek zamanını, özellikle annenin yemek yemeye başlamasını bekliyoruz.

16 Kasım 2010

Evlenmeden önce sabah 10 da kurban kesilmiş, kahvaltı sofrasına oturulmuş olurdu. Eğlenceli, biraz itişerek, kalkardık sofradan. Kahvaltıdan sonra kuzu ya da koyun parçalanırdı. Soğuk havalarda bulaşıkları kim yıkasa diye birbirimizin gözlerine bakardık. Bazen öğle vakitlerinde bazende ikindi vakitlerinde gelirdi babam başkalarının kurbanını kesmekten.Babam geldi mi kardeşlerimle ben hazırlanmaya başlardık. Babam yemek yer, duş alır bizler hala hazırlanmakla meşgul olurduk. "Hadi ben gidiyorum. Kalanlar yürüyerek gelir" diye seslenilirdi. Önce babannem, annanem, halam ziyaret edilirdi. Varsa komşulardan çok yakın olanlar ve yaşlılar onlar ziyaret edilirdi. Ve babamla olan bayramımız bu kadardı. Bizler annemle gezmeye başlardık. O zaman babama kızardım. Bayram ziyaretini kısa tuttuğu için. Şimdi nerden bilebilirdim o günleri arayacağımı....
Eşim, kayınpeder ve kaynım sabahın 7 sinde gittiler. Akşam üzeri getirdiler kurbanı. O zamana kadar Zehrayla ilgilendim. Uyudum. Rüyamda kurban eti yedim :). Kayınvalidemlerin kapısı bir Furkan çaldı. Her bayram olduğu gibi. Adetler çok farklı. Bizde büyüklerin evinde toplanılır gülüş oynaş yenilir içilir. Ama burda öyle değil. Küçük büyüğe gidiyor, büyük küçüğe geliyor. Onuda hadi gidelimle geçiriyoruz. Bayramda bile şu annemin parasını yedi, şu bunu yaptı bu şunu yaptıyla geçiyor.
El öpmek bile gelmiyor içimden.
Bazen meleğime benim tattığım güzel duyguları tattıramayacağım diye o kadar korkuyorum ki....
Hayat onunla o kadar güzel ki. Yarın 1 yaşında olacak. Yarın koşuşturmacayla geçecek. Etleri yerleştir. Valizleri hazırla. Büyükbabanneyi, büyük dayıyı ziyaret et... Kızımın ilk yaş günü ve ben böyle hayal etmemiştim. Onda da vardır bir hikmet diyelim.
Meleğim;
  1. Altta iki tane üstte sol tarafta (Zehraya göre) bir tane olmak üzere üç diş çıkardı.
  2. Apalamadan yürür derken apalamanın zevkine vardı. Tay tay duruyor. :)
  3. Tek elimden tutup yürüme gayretleri içinde. Ayakkabısız ayaklarımız içe doğru basıyor.
  4. Küsmesini öğrendi.Şaka yollu.
  5. Kendisine nasıl yaklaşıldığını hissedebiliyor. Kimileri yapmacık yaklaştı mı onlara gitmek istemiyor. Sevdirmiyor kendini.
  6. Annesini babasıyla paylaşmak istemiyor. En büyük rakibi babası :) .
  7. Emmeyi azalttı. İnek sütüne başladık. Biraz karın ağrısı yapıyor. Bende suyla karıştırıyorum.
  8. Üç öğün yemeğimizi hiç sektirmiyoruz.
  9. Elektrikli süpürgeden korkuyoruz.
  10. Mutfakta olmaktan zevk alıyoruz.
  11. Zararlı gördüğüm içecekleri ( çay, kola) içmek için şımarıyor. Annenin gözüne girmek için kur yapıyor. O kadar tatlı oluyor ki dayanamıyorum. Yaptığım yanlış ama başka çare bırakmıyor ki cadı.
  12. Uyumamak için direniyor. Son haddine gelmeden uyutmak için diretirsem benden daha inatçı çıkıyor. Uyku vaktini kaçırıyor. Diğer uyku vakti gelesiye kadar eziyet ediyor.
  13. Annenin gözlerinin içine sevgiyle bakıyor. Ardından ayrılmıyor.
  14. Bir yere bırakıp gitsem çok nadir zamanlarda bile. Ertesi güne kadar maymunlar gibi koyun koyuna geziyoruz.
  15. Annesi kucakta taşımaktan geceleri yorgun düşüyor. Bel ağrısından uyuyamıyor. Ama taşımaktan zevk alıyor. Yorgunluktan ölse bile bir iki bağırıyor. Sonra yine taşıyor kucağında. Sevip okşuyor. Her seferinde
    "SENİ ÇOK AMA ÇOK SEVİYOM BEBEĞİM, BİTANEM, GÖZBEBEĞİM, NAR TANEM, KARTANEM, BALTANEM..." diye vurgulamaktan , kızımın gözlerinde ki SEVGİYLE BİRLEŞİNCE tekrar tekrar söylemekten yorulmuyor.
  16. Söylediğimiz sözleri tekrarlamak için çabalıyor. Ver, al, mama, anne, baba, dede gibi kelimeleri tam söylüyor. 5- 6 harfli olan kelimelerin ilk üçünü söylüyor.
  17. KIZIMLA VAKİT ÇOK GÜZEL GEÇİYOR.Bizden şimdilik bu kadar.
  18. HERKESİN KURBANINI ALLAH KABUL ETSİN....

14 Kasım 2010

Doğum günümüze az kaldı. İçimdeki heyecan anlatılmaz. Ne zaman geçti koskoca bir yıl. Tatlısıyla, acısıyla, kızımın maceralarıyla, içimden ve aklımdan çıkaramadığım kötü anılarımla ( neden kendimi üzüp, hırpaladığımı anlamıyorum. İçimdekileri dışa vursam, bu seferde laf söylediğim için pişman oluyorum. KENDİMİ BİR TÜRLÜ ÇÖZEMEDİM)
Kızım tatlı tatlı anni (anne), babe ( baba) demeyi öğrendi.
Geçen gün babası kızımın ayıcığını yastık olarak kullanmış. Ben fark etmedim.Kucağımda bir bağırıyor babasına;
- Babeee diye!
Eşimde bende çok şaşırdık.Ne olduğunu anlayamadık. Eşim ayıcığı yere koyunca sakinledi.Neden babası kızımın ayıcığını yastık olarak kullanmış. Cadı kız ona bağırıyormuş.
Dünde teyzesiyle oyun oynuyormuş teyzesi kapıya yöneldiğinde teyzesine;
-Deda (Seda) gel demiş.
Günlerimiz bu tatlı cadının maceralarıyla geçiyor. Hangi birini anlatsam.
Benim penceremden herşey o kadar güzel ki. Tarifi olmayan bir duygu!
Sanki kızımla hayat buldum. Herşeyim o. Düşüncelerimden, hayata geçirdiklerime kadar.
KIZIMI ÇOK AMA ÇOOOOOKKK SEVİYOM! İYİKİ ARAMIZA KATILDI !
İlk doğum gününde İstanbul yolcusu olacak.
Kızım için bir kaç gün öncesinden doğum günü partisi yapmak istemiştim. Hem büyük teyzesi görsün hemde bizim için bir hatıra olsun diye. Çok güzel hayal kurmuştum. Her zaman olduğu gibi hayalimi gerçekleştiremedim. Sebeb mii oda bende kalsın. Suç muu galiba suçlu yine benim. :S

07 Ekim 2010

Çekiliş

Severek takip ettiğim Işıl Ablanın çekilişine katılmak istiyorum :)
http://dogalcocuk.blogspot.com/2010/10/surpriz-bir-cekilis.html#comments
Benim sitemden görüpte çekilişe katılmak isteyenler olursa Işıl ablaya belirtirse çok sevinirim :).
Ne yüzsüzlük ama !

06 Ekim 2010

Akşam heyecanlı heyecanlı annemi aradım. Ben,
-Anne Zehra apalamaya başladı.
-Maşallah dişiniz gibi apalamanız da geç oldu!
Ne tepki verirsin?
Sadece içine atar kızının ve eşinin yaptığı yanlışlara kızmaya başlarsın. Ve nerde yanlış yapmaya başladığını düşünürsün. Aklından neler geçer neler!
  • Emzirdiğim için mi kızım zayıf geliyor gözlerine.Ya emzirmeyip mamayla büyütüp kilolu bir bebek olsaydı içleri daha mı rahat olacaktı? Yoksa bu sefer de emzirmediğim için mi kızacaklar, her seferinde yüzüme mi vuracaklardı? 2 Ay boyunca emzirebilmek için gögüslerimin ucu kanaya kanaya emzirdim. Sırf kızım anne sütü alsın diye. Emzirirken ağladığımdan kimin haberi oldu. Uzaktan laf yetiştirmesi basit
  • Ne yapsın kızımın elinden bu kadar geliyor. Hem dükkanda eşine yardımcı olmaya çalışıyor hem eviyle ilgileniyor. Hemde çocuk olunca çok zorlanıyor demiyorlar da ee komşunun kızı Ispartaya gelin geldi hiç canı sıkılmıyormuş. Temizlik yapıyormuş ( yeni gelinin evi ne kadar batacaksa, temiz olan yerleri ne kadar temizleyecekse!), çamaşır ütülüyormuş. Zehra doğmadan önce evde çok canım sıkılıyordu. Onu ima ediyor. Temizlik yapmasını sevmem. Evlenmeden önce biz misafir geleceği vakit dip köşe temizliyorduk evi. Şimdi gelen gidende yok.Kendime kadarlık temizliyorum evimi. Birazını da tembellik edip erteliyorum.Ha bugün ha yarın derken annemler çıkıp gelmiş oluyor.
  • Şaşırmış bir haldeyim. Ne düşüneceğimi ne yapacağımı bilmiyorum.