
doğum günümü kutluyorduk.Tam pastayı keserken
kapı açıldı önce Ayşe abla sonra Turhanın annesi ve Turhan girdi arka kapıdan, ön kapıdanda Cemil dayı girdi.Beni görmeye gelmişler. İlk girince Ayşe abla bebek asprini istedi. Arkadan Seher annem yok corasprindi dedi. Ben anladım. Beni görmek için geldiklerini.Çünkü bir tane ilaç için 4 kişi gelmezdi.Neyse pastanın üzerine gelince ikram etmeden olmaz tabii. Turhan corasprinin parasını öderken eli ve sesi titredi. İçimden başımı kaldırıp Turhana bakmak geldi ama o sıralar evlenmeyi düşünmediğim için ya bakarda benden hoşlanmasını sağlarsam, benden ümitlenirse diye kısacık zaman diliminde aklımdan bunları geçirdim.Hiç bir zaman bir başkasının hayalleriyle oynamak istemem ve oynayamamda. O gün öyle geçti benim için. Arkadaşlarımdan gelen hediyelerle ben Turhanların geldiğini unuttum. Akşam kutlamalar devam ederken aklıma geldi. Anneme söyledim. Oğlan nasıldı falan diye sordu annem bilmem bakmadım dedim. O konu orda kapandı gitti. Tabi o gün içinde Turhana benden başka kızlarda gösterilmiş.Ama beni beğendiğini söylemiş. Ben olsam hem kızı görecez hemde pasta yiyecez daha ne isterim diye düşünürüm :P :)- Bu da kardeşlerimin hediye aldığı yaş pasta
- Turhan ailesine beni söyledikten sonra Levent babam oğlum zayıf belki buldukları kız şişmandır. Oğlumu kandırırlar diye birde kendi gözlerimle göreyim deyip eczaneye geldi. Levent babamda corasprin aldı. Eczanede benim sayemde corasprin stokları azalıyo :P Ben gelen hastaların her zaman morale güler yüze ihtiyacı vardır diye gülümsüyordum hastalara. O günde babamı o güler yüzlülükle karşıladım. Ayrıca aynı gün çok sevdiğim arkadaşlarımda vardı. Onların sayesinde çok güldük. Arkadaşımın arkadaşının dişi ağrıyomuş. Aziz abinin tanıdığı diş doktoruna beraber gidecektik. Levent babam ilacı aldı biz arkasından kapıdan çıktık. Levent babam Cemil dayının arabasına bindi. Yolda arkadaşlara kayınpeder beni görmeye gelmiş dedim. Bir anda ağzımdan çıktı.Sonra hayırdır inşallah dedim.
- 20 ocak Allahın emri demeye geldiler. Turhan kapıdan kırmızı güllerle girdi.Ve elime tutuşturdu. İlk defa bir erkekten kırmızı gül alıyordum. Hemde canlı kokusu o kadar güzeldi ki. Kırmızı gülleri verdiğinde beni önce kaşlarım çatılmış. Turhan öyle diyo. O gün Allahın emri denmeden gittiler. Daha ben karar verememiştim :) İşte kırmızı güller
- 27 ocak pazar günü sonunda kararımı verdim. O gün Allahın emri dendi. Beni babannemden büyük amca istedi. İlk defa böyle birşey başına gelen babannem heyecandan benim için al hayrını gör dedi :)
- 31 ocak perşembe günü söz kesildi. O günde eli boş gelmeyen eşim beyaz ve kırmızı güllerden oluşan çiçek demeti ve çikolata getirdiler. Onlarda o kadar tatlıydılar ki bıraksalar küçük kardeşlerim ve ben bir günde bitirecez. Galiba ilk olduğu için. :) söz gününden bir kaç resim
Nişan tarihi ve düğün tarihi belli olduktan sonra bizde hazırlıklar başladı. Babannem aaa yavrum neden o kadar uzak tarih attınız demişti. Hiç unutmam ama düğün tarihi geldiğinde aaa ne çabuk düğün günü geldi dedi. Gerçekten bana göre o kadar hızlanmış bir halde ki zaman bir türlü yetişemiyom bugün yarın derken bir bakmışsın 1 ay 2 ay geçmiş olayın üstünden. - Mayıs ayında İzmirde düğün olmuştu. Oradan dönüşte Denizlide kalmıştım dayımın yanında. Turhan denizliye geldi. Yemek yedik, pastaneye gittik ve gezdik.
09 haziran resmi nikah kıyıldı.
Düğün gününde Allahtan eşimin ailesi ile aramızda bir soğukluk olmadı. Çünkü daha önceden tecrübesi olanlar bana tembihliyolardı. Sakın düğün günü aranıza soğukluk katmayın ömür boyu onlardan soğursun diyolardı. Ama şimdi kendi ailemden özellikle ıspartada oturan halamdan beklemediğim bir hareket görünce ondan soğudum. Evine gitmek istemiyorum. Ne kadarda çabalasam içimden gelmiyodu. Ispartadaki halam düğüne kına gecesi günü geldi. Taa Bursadaki ve Zonguldaktaki amcamlarım oralardan onlardan önce geliyo ama 45 dakikalık yoldan halam gelmiyo. Ve kına gecesi akşamı kalmadı yardıma. Allaha binlerce kez şükürler olsun halama fazla ihtiyacımız yoktu ama o sıralar bakıyo yakın biri olsun etrafında istiyo. Gelin günü akşamı halam amcamlarla uzun süredir görüşmüyom bahanesiyle dinarda kaldı. Kına gecesi akşamı niye kalmadın diye sorduğumuzda küçük oğlunun hasta olduğunu bahane etti. Hadi benim yüzümden babamlarla araya soğukluk girmesin diye ben sessiz kaldım. Ama kız kardeşimin sözü bittiğinde, annemler ev aldığında hayırlı olsun demedi. Bayramda da gelmemişler. Çok fazla takmıyoruz ama neden böyle yaptığını bilmiyorum. Anlayamıyorum.
Eşimin ailesine gelince Elhamdülillah aramız çok iyi. Bir küçük amcanın hanımı ve küçük amcayla aramız ii değil. Onlarada fazla gitmiyorum. Evde dantel örüyorum. Kitap okuyorum. Bulaşık yemek falan derken vakit geçiyo. Bu sene açık öğretime kayıt yaptıramadım. Ama içim çok rahat. Bundada bir hayır vardır diye düşünüyorum. Umudumu kaybetmiş değilim inş.
Şimdiden herkesin yeni senesi hayırlı olsun.






Evlendikten bir ay sonrada yapmıştık Isparta da o zaman çok yorulmuştuk. Yufka yapıcıların, pişiricilerin (ben,Seher annem ve Nuriye yenge) usta olmayışı ve tandır evinin olmaması yufka yapımını zorlaştırdı. Sağolsun Seher annemin komşusu geldi de o yardım etti Allah razı olsun. Dinarda yapılan ekmekte teyzem, halam, annem, sağolsun tandır evini açan Sultan yenge ve onun kiracısı Yaşar teyze yardım etti. 25 kilo yufka öğlen vakti bitti. Erken bittiği için ve Dinarda hastane ziyaret vakti olduğu için hastanede yatan annanemi ziyarete Seher annemle gittik. Gönlü oldu. Dinardan geldikten sonra yufkaları Seher annemlere bıraktık. O sırada çok yaramaz olan ben eşimi arayıp Dinarda kaldığımı söyledim :) Fazla konuşmadan telefonu kapattım. Sesi bozuldu. Beni dükkanda görünce sevindi. Bayramdan iki gün önce babannenin evini temizlemek için Seher annemlere gittim. Evi temizledikten sonra 4 otobüsüyle evimize geldim. O gün kardeşimin söz karşılığını getirdi hanım teyzeler ben temizlik yaparken aklım onlardaydı. Nasıl giderim diye düşünüyodum. Sağolsun eşim bana süpriz yapıp Levent babamın arabasıyla gittik. Gidemeseydim çok üzülecektim. Süprizden önce annemleri arayıp hani Isparta yakındı hani bir adımlık yerdi. Gelemiyom işte deyip ağlamıştım. Kendi ağladığım ve üzüldüğüm yetmiyomuş gibi onları da üzmüştüm. Neyse Allah razı olsun hem Levent babamdan hemde eşimden beni üzmediler. Unutmadan akşam yemeği hazırlamamıştım.Akşam yemeğini Bir iki Seher annemlerde atıştırıp yola çıktık. Kardeşimin söz karşılığında kim hangi hediyeyi aldılar diye söylendi. Güzeldi. Arefe günü Levent babamlar mezarlığa gittiler. Biz akşam Dinardan geldikten sonra Seher annemlerde kaldık. Turhan dükkana gitmek için hazırlanırken dayım aradı. Annanemi özel hastaneye göstermek için sevk gerekiyo mu doktor var mı bi sor diye. Biz apar topar otobüse binip merkeze geldik. Özel hastaneye sorduktan sonra öğle vakti yaklaşıyo diye yemek hazırlamaya başladım. Yemeği hazırladım. Annanem bir türlü inmiyo arabadan. Nasıl kötü oldum. Zorlada olsa çıktı artık. Fazla birşey yemeden gittiler. Çok kırıldım. Yemekler kaldı. Bizde Seher annemlerde hep beraber yedik yemekleri.
Bayramın 1. günü kurbanı kestik.
İşte bizim ilk kurbanımız. Çok inatçıydı. Aynı ben. Eşimle, Bahadır kucağında getirdi. Babannenin evinden :) bir türlü yürümedi.

